16 Ağustos 2017 Çarşamba

Keyifli Okumalar: Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi



Selam! 👋

Geçtiğimiz hafta sonu Lomocuğu banyo yaptırmak için Sirkeci'ye götürdük. Hazır bu taraflara geçmişken de Gülhane Parkı'na uğrayıverdik. Hemen girişte bir süredir kapalı olan Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi'nin afişlerini görünce de daha önce hiç ziyaret etmediğimiz bu müzeyi görmek istedik.

Ben de hoş bir ortamda çalışmak, okumak ya da sadece küçük bir müze turu yapmak isteyenler olur diye bu müze - kütüphane ile ilgili birkaç küçük bilgi vereyim dedim. Bakalım siz de sevecek misiniz?


Öncelikle müzeye giriş ücretsiz. Girişte eşyalarınızı bırakmanız için küçük dolaplar var. İhtiyacınız olanlarını yanınıza alıp kalanı bu dolaplara bırakıp anahtarınızı alıyorsunuz. Sonrasında ise dilerseniz müzeyi gezebilir, dilerseniz de kütüphanedeki ya da yanınızdaki kitapları okumak, çalışmak için kendinize uygun bir köşe seçebilirsiniz.


Bana kalırsa giriş katının sonunda bulunan bu alan, hem manzarası hem de havasıyla çalışmak için oldukça ideal bir alan.



Kitap türlerinin odalara göre ayrıldığı kütüphanenin belirli köşelerinde ise Türk yazarların özel eşyaları, büstleri, yabancı dillere çevrilmiş eserleri sergilenmiş.


Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi, her ne kadar tarz olarak çok sevemesem de kitapseverlerin pek çok esere kolayca ulaşabileceği, sessiz-sakin bir mekan. Üstelik çıkışta Gülhane'de güzel bir yürüyüş yapmak, Tarihi Yarımada'yı dolaşmak da mümkün. Özellikle İstanbul Üniversitesi öğrencileri için bence çok kullanışlı ve ulaşımı rahat bir kütüphane alternatifi.

Müzenin tarihi ve iç mekandan görüntüler için bu videoyu izleyebilirsiniz.

Sevgiler!

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Yeniden Koşuşturmaca, Fantastik Kitaplar, Huzur


Bir haftalık miskinliğin ardından ofise döneli bir hafta oldu bile. Zihnimdeki sayaç her ne kadar bir sonraki tatil için çalışmaya başlasa da tatil rehavetini kolayca atlattım. Yeni ofise, yeni yoluma alıştım. İyi ya da kötü her yeniliğin hayatıma ekstra bir canlılık kattığını bir kez daha görmüş oldum.


Bu haftanın kolayca ve güzel geçmesinin bir diğer sebebi ise Yerdeniz Büyücüsü serisi oldu. Tatilde ilk kitabını okuduğum kitaba ara vermeden devam etmekle çok iyi bir karar vermişim. Pazar günü başladığım ikinci kitap Atuan Mezarları'nı salı günü bitirip aynı gün üçüncü kitap En Uzak Sahil'e geçtim. Sürükleyici, gerçekçi ve merak uyandırıcı bir dille, içinizde ukde bırakan sonlarıyla bu seri, uzun zamandır aradığınız "iyi fantastik" kitap olabilir. Tıpkı benim gibi. (Fantastik kitapları çok seviyorum ama iyi fantastik kitap bulmanın da çok zor olduğunu düşünüyorum.)


Ursula K. Le Guin, fantastik edebiyat konusunda güvenebileceğim yazarlar arasında yerini aldı bile. Sanırım seriyi bitirdikten sonra küçük bir boşluğa düşeceğim. Olsun ben yine sarılacağım yeni kitaplar bulurum elbette. 🙆

Son olarak düşünceleri iyileştirmek konusunda çok da çaba harcamadığım halde daha iyiye doğru gidiyorum. Burada bahsetmiştim biraz. Kendi anlarımızı yaratmaya, kendimizi, içimizdeki sesi dinlemeye çok fazla ihtiyacımız var demiştim. Buna bir de beklentileri azaltmayı ve küçük güzellikleri görmeyi başarabilmeyi (bu benim doğal bir yeteneğim sanırım) eklersek gerçek huzura ne kadar yaklaşabileceğimizi bebek adımlarıyla kanıtlıyorum kendime. Huzur, çok büyük anlamlar taşıyan ama ulaşılması aslında o kadar da zor olmayan bir his olabiliyor istersek.

Bu hafta içi eski tempoma dönmeye çalıştım, bol bol kitap okudum, yapılacaklar defterime aklıma geleni yazdım, sonra da bitirdiğim her işin üzerini çizip rahatladım.

Umarım siz de keyifli bir hafta geçirmişsinizdir. 🙏

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚


5 Ağustos 2017 Cumartesi

Uyku Tutmayan Yaz Gecelerine Arkadaşlık Edecek 8 Hafif Kitap Önerisi

Selam!

Sıcağı biraz da olsa uzaklaştıran rüzgarlı bir yaz akşamında ya da nemli, boğucu, uyku tutmayan, rahat ettirmeyen bir havada size arkadaşlık edecek, kafanızı dağıtıp bambaşka alemlere dalmanızı sağlayacak birkaç kitap önerisine ihtiyaç duyuyorsanız bu içeriği sevebilirsiniz. 

Her ne kadar "İnce, kolay okunur kitap önerir misin?" sorularından hazzetmesem de bu kitaplar o soruların yanıtlarını arayanları da memnun edecektir diye düşünüyorum.

O halde hemen kitaplara geçelim! 



1) Köpek Kalbi - Bulgakov

Başlarda sevimli bir köpekciğin gözünden onun hayatını dinleyeceğinizi düşünürken sonrasında kendinizi hiç beklenmedik bir hikayenin içinde bulmanızı sağlayan Köpek Kalbi su gibi akıp giden, merak uyandıran ve bana kalırsa gerçekten farklı bir kitap. Eğer yeterince vaktiniz varsa bu kısa romanı bir günde ya da hafta sonunda kolayca okuyup bitirebilirsiniz.

2) Ben Ruhi Bey Nasılım -  Edip Cansever

Şiir okumayı özellikle de içindeki her bir şiirin hikayesi olan kitapları seviyorsanız Ben Ruhi Bey Nasılım'ı çok seveceğinizi düşünüyorum. Bir yaz gecesi, balkonunuzda ya da bahçenizde hoşça vakit geçirmek için Edip Cansever'in şiirlerine sarılabilirsiniz. 

3) Byelkin'in Öyküleri - Aleksandr Puşkin

Bu listede elbette ki birkaç öykü kitabı önereceğim. Byelkin'in Öyküleri de bu kitaplardan biri. Kıskanmaktan bir hal olduğum, dahi Rus yazarları arasında yer alan Puşkin'in, Byelkin adlı hayali bir karakterin ağzından anlattığı öykülerde; dönemin halkının yaşamı, alışkanlıkları harika bir dil ve kurguyla anlatılıyor. 

4) Kuşlar da Gitti - Yaşar Kemal

Babamın çocukluğundaki İstanbul'u görür gibi olduğum Kuşlar da Gitti, para kazanmak için kuş avına çıkan çocukların; hayallerini, umutlarını, mutsuzluklarını konu alıyor. "Azat buzat, cennet kapısında beni gözet." diyerek yakalanmış kuşları salıverip sevap kazanmak isteyen insanların giderek azalmasının altını çizerek aslında insanların saflıklarının da yok olup gittiğini mis gibi anlatıyor Yaşar Kemal. Duygulu, çok hisli, bir solukta okuyacağınız bir kitap.

5) Keşanlı Ali Destanı - Haldun Taner

Haldun Taner'in trajikomik oyunu Keşanlı Ali Destanı da zevkle okuyabileceğiniz kitap; hiç suçu yokken bir anda hapse giren ama bu nedenle de birden varoş mahallesi Sineklidağ'da epeyce kıymete binen zavallı Ali'nin hikayesini anlatır.

6) Yeditepe Öyküler - Abidin Dino

Nasıl bittiğini anlayamayacağınız beş farklı öyküden oluşan Yeditepe Öyküler'i, sanatın pek çok dalında eserler veren Abidin Dino'nun özgün tarzını en güzel şekilde yansıtıyor. 

7) Godot'yu Beklerken - Samuel Beckett

Beckett'in ünlü oyunu Godot'yu Beklerken, biraz daha felsefi ve hüzünlü bir hikayeye sahip. Beklemenin, bekleyenlerin ve beklenenin belirsizlikler içerisinde bir karmaşaya dönüştüğü kitabı her okuyan kendisine göre bir sonuç çıkarabilir. 

8)Semaver - Sait Faik Abasıyanık

Bir yaz gecesi yapılacak en güzel şeylerden biri elbette ki üstat Sait Faik'in muazzam öykülerini okumaktır. Her kitabını, her öyküsünü çok sevdiğim yazarın bu kitabında da yine gerçek hayattan insanların, gerçek hikayeleri anlatılır. Bana kalırsa Sait Faik'in kitaplarındaki hüzün bile sıcaktır.

Daha Fazla Kitap Önerisi!






Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Ev Kuşu


Geçen cuma günü kalan hakkımı kullanmak için yıllık izne ayrıldım. Bir yandan da ofis ertesi gün taşınacağı için masamdaki, kesonumdaki tüm eşyaları boşaltıp bir koliye doldurdum. Bu tatilin sonunda her şey yeniden başlayacakmış gibi bir his doğdu içime. Evet, bazen çok romantik olabiliyorum. 🙈


zSevgilim yeni işinde henüz bir yılı doldurmadığı için izne ayrılamayacağından bu bir haftayı evde, kafamı dinleyip ara ara ailemle, arkadaşlarımla en çok da kendimle birlikte geçirmeye karar verdim. Onu evde tek başına bırakıp bir yerlere gitmek içime sinmedi elbette.



Ama bir yandan da iyi ki böyle olmuş diyorum. Pazartesiden itibaren, şu üç günlük süreçte; evde, yürüyüşte ve alışveriş ya da hava almak için dışarı çıktığım diğer zamanlarda kendimi inanılmaz rahat ve huzurlu hissediyorum.

Sabah, sevgilim evden çıkarken azıcık gözlerimi açıp ayılıyorum, onu öpüp yolcu ettikten sonra birkaç saat daha uyuyorum. Sonra kalkıp tek başıma kahvaltı edip bir şeyler izliyorum. Evde gözüme çarpan, çalışırken düzenlemeyi ertelediğim yerleri yeniden düzenleyip küçük temizlikler yapıyorum.




Sonrasında ise canım ne zaman isterse, dilediğim yere yürüyorum, geziyorum, koltuğa yayılıp vakit öldürüyorum. Artık yeni çiçeklerimiz ile daha da içimi açan balkonumuzda kitap okuyor, bir şeyler izliyor ya da atıştırıyorum. Yani dünyanın en miskin ama en huzurlu tatillerinden birini yaşıyorum. Kendimi oldukça da dinç hissediyorum.





Yarın en yakın arkadaşlarımdan biri gelecek, bizde kalacak ve bu sakin tatile hoş bir renk daha katacak. Cuma günü için aklımda birkaç plan var ama henüz karar vermedim.


Bir haftayı anı yaşayarak; küçük bir dünyanın, evin içinde, kafamın en rahat edeceği şekilde tamamlamak istiyorum.

Dünyanın en seyahatsever insanı olmamanın yanında tam bir ev kuşu olduğumu ve ironiklikte çıtayı en üst seviyelere çıkardığımın altını çizmiş oldum sanırım.

Umarım gelecek günler bu şekilde huzurlu, sakin ve mutlu geçer.

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

1 Ağustos 2017 Salı

Temmuz Ayında Okuduğum Kitaplar - 2017

Selam! 

2016 Aralık sonunda "2017'de Mutlaka Okuyacağım 20 Kitap" adlı oldukça iddialı bir içerik yazmıştım. 🙈

Bu ay okuduğum kitaplar sayesinde listeden 3 kitabı daha sildiğim için oldukça mutluyum!🎈 

O halde listeden hangi kitapları silmişim, hangi kitapları okumuşum bir bakalım...



Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - Marcel Proust

Proust'un hayatından kesiler içeren Kayıp Zamanın İzinde serisinin ikinci kitabı Çiçek Açmış Genç Kızların İzinde, gençlik çağındaki karakterin ilk kitapta yavaş yavaş tomurcuklanan aşık yanının onu tamamen ele geçirdiği bir dönemi anlatıyor. İlk kitabı daha çok sevmiş olsam da bunun da ayrı bir şaheser olduğunu elbette ki inkar edemeyeceğim. Proust; okudukça yazmak için beni teşvik eden, hep düşündüğüm bazı konular hakkında çok açık cümleler yazıp beni hayrete düşüren bir yazar. Seri bitince hayranlığım daha da artmış olacak diye düşünüyorum.



Annem ve Ben - Maya Angelou

Biraz daha kapsamlı olmasını, anıların biraz daha derli toplu, detaylı anlatılmasını isterdim. Ancak akıcı, ilham verici ve hoş bir hayat hikayesi okuduğumu düşünüyorum. Maya'nın kitaplarını okumaya devam edeceğim.



Decameron - Giovanni Boccaccio 

Uzun zamandır iki ciltten oluşan, bu kadar uzun soluklu bir kitap okumamıştım. Ancak bakmayın 909 sayfa olduğuna, öyküler su gibi.  Decameron bence; günümüzle kıyaslarsak muazzam olduğunu düşünmeyeceğimiz ama yazıldığı zamanı dikkate alırsak takdir edeceğimiz bir kitap. 

En güzeli de kadınların hoşça vakit geçirmesi için yazılmış olması tabii. 💓



Birtakım İnsanlar - Sait Faik Abasıyanık 

Sait Faik'in sıcaklığının, samimiyetinin çokça hissedildiği Birtakım İnsanlar'da gerçekten de birtakım sıradan insanın kesişen hayatlarını, yalnızlıklarını anlatmış Sait Faik. Her yeni bölümde, bir romandan çok birbirine bağlı birkaç öykü okur gibi hissettim. Pek sevdim.

Geçen Aylarda Neler Okumuşum?



Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚