jack kerouac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jack kerouac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Ünlü Yazarların Favori Yiyecekleri

Herkes  severek okuduğu, idol olarak benimsediği ve hayran olduğu yazarın hayatını ve kişiliğini merak eder. Peki, hiç ünlü yazarların favori yiyecekleri nedir diye düşündün mü? Belki de yeni tanıştığın pek çok kişiye sorduğun “En sevdiğin yemek ne?” sorusunu sorduğunda yazarların vereceği cevabı bu içerikte bulacaksın. Üstelik kişilikleri hakkında küçük ipuçları elde etmek de cabası!

J. D. Salinger – Roast Beef


Joyce Maynard’ın söylediğine göre bir dönem, ana yemek olarak sadece sıcak suyla yumuşatılmış dondurulmuş bezelye yese de Salinger’ın favori yemeği uzun süre fırında pişirilmiş, yumuşacık biftek eti roast beef’ti. Bifteğinin yanında garnitür olaraksa patates püresi tercih ederdi.


Sylvie Plath – Domates Çorbalı Pasta



Kafasını bir fırının içine sokarak trajik bir şekilde intihar eden Sylvia Plath iyi bir aşçıydı. Limonlu pudingli, elmalı ve muzlu pasta tariflerinin yanı sıra en çok pişirdiği tarif domates çorbalı pastaydı. Plath’ın imzasını taşıyan tatlı ve tuzlu tatların bir arada kullanıldığı bu kek, tam anlamıyla onun damak zevkini yansıtıyor ve favori yiyecekleri arasında yer alıyordu.


Jack Kerouac  -  Elmalı Turta ( İstisnasız Dondurmalı)


Yolda’yı ve pek çok kitabını okuyan hayranlarının çok da şaşırmayacağı gibi Kerouac’ın en sevdiği yiyecek elmalı turtaydı. Yol boyunca uğradığı kafelerde bir bardak kahve ile verdiği siparişte genellikle dondurmalı elmalı turta da olurdu.


Jean Paul Sartre – Helva (Mümkünse Bademli)


Sartre gibi bir yazarı, koca bir paket bademli helvanın başında hevesli bir şekilde hayal etmek zor biliyorum. Fakat ünlü yazarın en sevdiği yiyecek, II. Dünya savaşı sırasında gelen postalarda yolunu gözlediği ve gönderilmeyeceği için endişelendiği helvaydı ve kendi itirafına bakılırsa bir öğlen dayanamayıp büyük bir paket helvayı mideye indirmişti.


Truman Capote – İtalyan Yaz Pudingi


Tiffany’de Kahvaltı’nın yazarı Capote, kek ve kurabiye pişirmeyi seviyordu ve yeni öğrendiği tarifler arasında yer alan İtalyan yaz pudingi, tüm tatlılar arasında hemen favorisi oldu. Arkadaşı, ünlü fotoğrafçı Cecil Beaton’a “Yediğim en iyi pasta!” diyecek kadar sevdiği İtalyan yaz pudingi, çikolata kreması, mascorpone peyniri ile hazırlanmış hafif bir krema ve taze frambuazın bir araya geldiği, hafif ve bir o kadar leziz bir tatlıydı.


John Steinback – Pozole


Fareler ve İnsanlar, Gazap Üzümleri ve İnci gibi başyapıtların yazarı Steinback’in favori yiyeceği pozole’ydi. Özellikle yolculukları esnasında hem kolay ısıtılıp yendiği hem de çok lezzetli bir yemek olduğu için pozole tüketmeyi tercih ederdi. Bu yiyecek, nohutlu, etli ve salçalı bir sulu yemekti.


Agatha Christie – Devonshire Kreması


Cinayet romanlarıyla ünü dünya çapına yayılan İngiliz yazar Agatha Christie’nin favori yiyeceği, ülkesinin çay saatlerinde reçel ve scone adı verilen kurabiye ile tüketilen Devonshire kremasıydı. Bir çeşit kaymak olarak da düşünebileceğimiz bu yiyecek ünlü yazarın olmazsa olmazları arasında yer alıyordu.





30 Temmuz 2015 Perşembe

Kitap Karakterlerinin Beslenme Alışkanlıkları



Dikkatli okurlar sevdikleri kitap karakterlerinin beslenme alışkanlıkları ve düzenlerini tabii ki bilir. Hatta onları hayal gücünde canlandırıp aynı sofrada otururmuşcasına zihinlerinde canlandırırlar. Fakat Dinah Fried çok daha iyisini yapıp bu öğünleri bizim için fotoğraflayıp bir albüm haline getirmiş. 


Fictitious Diches adını verdiği bu kitapta yer alan fotoğraflar sayesinde Oliver Twist'ten Çavdar Tarlasında Çocuklar'a, Alice Harikalar Diyarında'dan Moby Dick'e kadar pek çok kitapta yer olan sofralara, Dinah'ın hayal gücü ve bakış açısıyla konuk olabilirsiniz.


Alice'in Çay Partisine Davetliyiz: Alice Harikalar Diyarında



Fotoğrafa baktığınızda aklıma ilk gelen şey Alice'in koca popolu, beyaz ve telaşlı tavşanın peşinden düştüğü kalabalık ve dağınık çay sofrası oldu. Dinah beyaz tavşanın köstekli saatini ve iskambil kağıtlarını da unutmamış.

Tam Bir Amerikalı : Çavdar Tarlasında Çocuklar




Her öğünde sütü yanından eksik etmeyen ve sandviç canavarı olan klasik bir Amerikan gencinden hiçbir farkı olmayan Holden'ın öğünün fotoğrafında ise döneme ve kültüre uygun seçilmiş objeler de çok başarılı değil mi? 

Madlen Kek Olmadan Asla : Swannlar'ın Tarafı




Bu fotoğrafı görür görmez nasıl mutlu olduğumu tarif edemem! Zira Proust deyince benim zihnimde ilk canlanan simgelerden biri madlen kektir.

Azı Karar Çoğu Zarar: Oliver Twist 




Dickens'in muazzam romanında sefalet içinde yaşayan Oliver'ın bir öğününü tam da kitapta olduğu üzere net bir şekilde görebiliyoruz.

Ava Çıkmadan Handa Son Yemek: Moby Dick




Güneş yanığı tenleri, kaba saba kıyafetleri içinde birçok denizciye ev sahiliği yapan handa, gemiye ulaşmadan önce kahramanımızın yediği balık çorbası ve bira Dinah'ın objektifinden tabii ki kaçmamış.

Kerouac'ın Favorisi: Yolda



Görür görmez hangi kitaba ait olduğunu anladığım bir fotoğraf daha! Yolda'yı okuyan ve Beat kuşağına aşina olan pek çok kişi eminim benim gibi Jack Kerouac'ı küçük bir kafede mola verdiği ve kahve eşliğinde dondurmalı turtasını yediğini hayal etmiştir. 

Büyükbaba Peynirler Eridi: Heidi



Kitabından çok özellikle hafta sonları seyrettiğimiz çizgi filminden (dizisinden de diyebiliriz) hatırladığımız Heidi'de çocuk aklımla en çok sevdiğim şeylerden biri de o kocaman tekerlek peynirleri eritip ekmek ile birlikte yemeleriydi. İşte bu taze süt, peynir ve ekmek o yanakları öyle al al yaptı!




Ben en çok sevdiğim kitapları ve fotoğrafları kendi yorumlarımla sizinle paylaştım. Daha fazlası için www.fictitiousdishes.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sevgiler!

5 Temmuz 2015 Pazar

En Sevdiğim Yazarlar

J.D Salinger

Kitap önerileri, bu ay ne okudum, bugün ne okuyorum postları ve daha nicesi... Aslında hepsi, tüm bu sayfalar, kitap kapakları, kelimeler, yolculuklar bana çok şey öğreten o harika yazarlar sayesinde gerçekleşti. Okuduklarımı daha iyi anlamamı sağlayanlardan tutun da yazmamı, kalemime sarılmamı sağlayan, hayal gücümü sonsuz bir makara ipi gibi gökyüzüne savurmamı öğreten, iyi yazmanın ve iyi yazarın nasıl olacağını gösterip kimi zaman da doğrudan başka harika yazarla tanışmamı sağlayan yazarların hepsini olmasa da bende en çok iz bırakanlarını paylaşmak istiyorum sizinle.

Çoğunu biliyor olabilirsiniz fakat en azından adını duyduğunuz halde okumadığınız yazarlarla tanışmanıza küçük bir vesile olabilirim belki, kim bilir?

Bu listeyi kolayca okuyun ve asıl bilmeniz gereken nedenleri bilin diye bir liste halinde hazırladım. 

İdolüm, en sevdiğim ve en çok örnek aldığım, kalbine kapalı kutular gömen, bir edebi mucize olarak gördüğüm Franny’i sanki benim için yazan, zihnimi okuyan Salinger,

Beat kuşağının öncüsü kocaman bir deli ve bir kadar da özgür ve güzel ruhlu adam Jack Kerouac,

23 yaşında kocaman ve inanılmaz güzel bir roman yazan ve beni kıskançlıktan deliye döndüren Carson Mccullers,

Carson Mccullers

Hüzünlü prenseslerim Füruzan ve Tezer Özlü,

Nedense hep aynı kefeye koyduğum, yüreklerinin ve kalemlerinin güzelliklerini bir tuttuğum Yusuf Atılgan ve Sabahattin Ali,

Yeraltı edebiyatının bana göre en iyi yazarı Chuck Palahnuik,

Kadından, edebiyattan ve hayattan anlayan bir deli adam daha Bukowski,

Tomris Uyar

Uyumsuzluğu, aşkları ve güzel öyküleriyle beni kendine hayran bırakan Tomris Uyar,

İstanbul’un, Burgazada’nın ve hayatın kitabını yazmış, basit insanlar ve basit hayatların adamı, bana durum hikayesinin nasıl olması gerektiğini öğreten üstat Sait Faik,

Havasını, tavrını çok sevdiğim, gizemli ve zekice kurgulanmış hikayelerinin arasında kaybolduğum Paul Auster,

Bilge Karasu

İlk okuduğum kitabıyla vazgeçilmezlerim arasına giren, özgünlüğüyle başımı döndüren, “Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı” ile başlayan cümlelerimin yaratıcısı Bilge Karasu,

Önce Dost sonra Bay Muannit Sahtegi’nin Notları ile kalbimi kazanan bir üstat daha Vüs’at O.Bener,

Masal tadında (bana göre masal hatta) romanlarıyla maceradan maceraya koştuğum İhsan Oktay Anar,


Farklılıkların, uyum sağlamanın, alışmanın engebeli yollarında dik durmanın nasıl yaman bir iş olduğunu görmemi sağlayan, bana ilham veren, yalın kadın Jhumpa Lahiri,

“Nasıl güzel kadın yazarlar var!” dedirten, hiç yılmamış, hep kalemine sarılmış, güçlü ve özel kadın Sevgi Soysal,

Akıcı ve destansı diliyle Cengiz Aytmatov,


İnsanlığını ve anlayışını alıp bağrıma basmak istediğim William Saroyan ve daha niceleri...