fantastik edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fantastik edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Yeniden Koşuşturmaca, Fantastik Kitaplar, Huzur


Bir haftalık miskinliğin ardından ofise döneli bir hafta oldu bile. Zihnimdeki sayaç her ne kadar bir sonraki tatil için çalışmaya başlasa da tatil rehavetini kolayca atlattım. Yeni ofise, yeni yoluma alıştım. İyi ya da kötü her yeniliğin hayatıma ekstra bir canlılık kattığını bir kez daha görmüş oldum.


Bu haftanın kolayca ve güzel geçmesinin bir diğer sebebi ise Yerdeniz Büyücüsü serisi oldu. Tatilde ilk kitabını okuduğum kitaba ara vermeden devam etmekle çok iyi bir karar vermişim. Pazar günü başladığım ikinci kitap Atuan Mezarları'nı salı günü bitirip aynı gün üçüncü kitap En Uzak Sahil'e geçtim. Sürükleyici, gerçekçi ve merak uyandırıcı bir dille, içinizde ukde bırakan sonlarıyla bu seri, uzun zamandır aradığınız "iyi fantastik" kitap olabilir. Tıpkı benim gibi. (Fantastik kitapları çok seviyorum ama iyi fantastik kitap bulmanın da çok zor olduğunu düşünüyorum.)


Ursula K. Le Guin, fantastik edebiyat konusunda güvenebileceğim yazarlar arasında yerini aldı bile. Sanırım seriyi bitirdikten sonra küçük bir boşluğa düşeceğim. Olsun ben yine sarılacağım yeni kitaplar bulurum elbette. 🙆

Son olarak düşünceleri iyileştirmek konusunda çok da çaba harcamadığım halde daha iyiye doğru gidiyorum. Burada bahsetmiştim biraz. Kendi anlarımızı yaratmaya, kendimizi, içimizdeki sesi dinlemeye çok fazla ihtiyacımız var demiştim. Buna bir de beklentileri azaltmayı ve küçük güzellikleri görmeyi başarabilmeyi (bu benim doğal bir yeteneğim sanırım) eklersek gerçek huzura ne kadar yaklaşabileceğimizi bebek adımlarıyla kanıtlıyorum kendime. Huzur, çok büyük anlamlar taşıyan ama ulaşılması aslında o kadar da zor olmayan bir his olabiliyor istersek.

Bu hafta içi eski tempoma dönmeye çalıştım, bol bol kitap okudum, yapılacaklar defterime aklıma geleni yazdım, sonra da bitirdiğim her işin üzerini çizip rahatladım.

Umarım siz de keyifli bir hafta geçirmişsinizdir. 🙏

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚


1 Şubat 2017 Çarşamba

Ocak Ayında Okuduğum Kitaplar - 2017


Selam! 👋

En son ne zaman ay içinde okuduğum kitapları topluca anlattığım bir içerik yazdım hatırlamıyorum. Geçtiğimiz ilkbahar ya da sonbahar olabilir. 🙈

Yeni yılda bloga daha çok vakit ayırma planlarım harika gitmese de en azından okuduğum her kitabı (bazı e-kitaplar hariç) size anlattım, araya bir-iki farklı içerik sıkıştırdım. Umuyorum daha çok şey paylaşırız ilerleyen günlerde. 🙏

Bu yıl Goodreads üzerinden 100 kitaplık bir hedef oluşturdum. 2016'da da hedefim 100 kitaptı ancak sadece 80 kitap okuyabildim. 2017'de hedefimi geçip daha da çok kitap okuyabilmeyi diliyorum. 

Gelelim ocak ayında okuduğum kitaplara...

1. Dilek Şurubu

2. Kent ve Tuz

3. Kayboluş

4. Sevgi Duvarı (E-kitap)

5. Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi (E-kitap)

6. Kuş Beyin! / Seçme Şiirler (E-kitap)

7. Narnia Günlükleri - Büyücünün Yeğeni (E-kitap)

8. Narnia Günlükleri - Aslan, Cadı, Dolap (E-kitap)

Özetle bu ay;

3 roman, 2 şiir kitabı,  1 araştırma ve tarih kitabı, 2 fantastik roman okumuşum.

Hem yılın başında seçtiğim ve sizinle de paylaştığım 2017'nin ilk on kitabı arasında yer alan hem de meraklanıp okumak istediğim birkaç e-kitaptan oluşan bu kitaplar arasında sizin de merak ettiğiniz ya da severek okuduğunuz kitaplar var mı? 👀

Hamiş: Kitaplar hakkında düşüncelerimi öğrenmek için ilgili kitabın ismine tıklayarak kitap incelemesi içeriğini okuyabilirsiniz.

Hamiş 2: Narnia Günlükleri'ni sanırım seriyi tamamladıktan sonra topluca yazacağım. Ne zaman tamamlarım bilmiyorum tabii. 🙈

Bir sonraki içeriğimde ocak ayında en sevdiğim kitap alıntılarını paylaşıyor olacağım.

Takipte kalın!

Sevgiler! 💙

 ............................................................................................................................

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

13 Ocak 2017 Cuma

Kitap İncelemesi: Michael Ende - Dilek Şurubu


Künye:
Kitap Adı:  Dilek Şurubu
Yazarı: Michael Ende
Yayınevi: Kabalcı Yayınları
Türü: Roman 
Ne Zaman Okudum?: 05 Ocak

Selam! 👋

2017'de okuduğum ilk kitap ile karşınızdayım!

Bu yıl, okuyacağım kitapları onlu paketler halinde başucuma yerleştirip, bittikçe yerlerine yenisini eklemeyi planlıyorum. Bittikçe yenilecek bu 10 kitabı da her yenilediğimde sizinle paylaşıyor olacağım. 

Dilek Şurubu, 2017'de okumayı planladığım ilk 10 kitap arasındaydı. Momo ile pek sevdiğim, hayal dünyası oldukça geniş Michael Ende'nin Dilek Şurubu bakalım beni ne kadar etkilemiş?

Köülüğün simgesi İblis Şarlatan ve Zalime Vampirsoy'u denetlemek, yaptıkları kötülükleri engellemek için gönderilen Kedi Fellahoğlu Fellah ve karga Yakup Sarsak'ın iyilik için mücadeleleri anlatılıyor kitapta.

Dilek Şurubu, yılbaşı gecesi, saat tam on ikiyi vurduğunda İblis Şarlatan ve Zalime Vampirsoy'un dünyayı en kötü hale getirmek için dileyecekleri dilekleri yerine getirecek mi yoksa miskin bir kedi ve yaşlı bir karga buna engel mi olacak? 

İyiliğin her zaman kazandığını bir kez daha kanıtlayan Dilek Şurubu, pek çok yaştan okurun severek okuyacağı bir roman. 📑

Artıları ve Eksileriyle Dilek Şurubu

+ Karakterlerin isimlerinden hayali olaylara kadar oldukça yaratıcı ve özgün bir dünya kurmuş Ende. 

-Kitap ilginç bir şekilde başlıyor ancak bir yerlerde sonuca ulaşmak için azıcık sıkılıyorsunuz. "Keşke bu kadar uzatmasa." diyorsunuz. Halbuki incecik bir kitap Dilek Şurubu.

+Küçük bir çocuk da benim gibi bir yetişkin de severek okuyacaktır bu romanı.

Sevgiler! 💙

 ............................................................................................................................

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

27 Kasım 2016 Pazar

Kitap İncelemesi: Harry Potter ve Lanetli Çocuk - John Tiffany, Jack Thorne, J. K. Rowling


Selam! 

Uzun zamandır merakla beklediğim bir kitap ile karşınızdayım! Her ne kadar tiyatro oyunu şeklinde yazılsa da Harry Potter dünyasından yeni haberler almamızı sağlayan Harry Potter ve Lanetli Çocuk, yeni ve eski karakterleriyle beni çok heyecanlandırdı.

Kitabın çıktığını ve bir roman değil de tiyatro metni halinde yayınlandığını duyduğumda önce şaşırmış sonra da hayal kırıklığına uğramıştım. Ancak pek çok kişinin merak ettiği duruma bir açıklık getireyim: Harry Potter ve Lanetli Çocuk, türünün farkını hiç hissettirmeden, sanki bir romanmış gibi, aynı küçük detaylar, aynı üslup ve akıcılığıyla okuyanı etkisi altına alıveriyor.

Serinin 8. kitabında; Harry, Hermione ve Ron birer yetişkin, hatta ebeveyn olarak karşımıza çıkıyor. Son kitapta yok olup büyücüler dünyasının rahat bir nefes aldıran Voldemort, bu kitapta tek başına geri dönemese de "Lanetli Çocuk" onu yeniden diriltmek için elinden geleni yapıyor. Lanetli Çocuk ile mücadele eden kişi ise bu sefer Harry değil Albus oluyor. Albus'a ise Malfoy'un oğlu Scorpius destek oluyor. Biraz ironik değil mi? 🙊

Serinin son kitabı, Harry'nin babalığını, yetişkinliğini, ailesi ile olan ilişkilerini ele alıyor. En alıcı sahneler ise zaman döndürücü ile yapılan yolculuklarda karşımıza çıkıyor. Hikayenin en önemli bölümlerinde yapılan küçücük değişiklerin karakterlerin hayatlarını nasıl değiştirdiği sadece Albus ve Scorpius'u değil bizi de epey şaşırtıyor.

Harry Potter'ın büyülü dünyasına hoş bir geri dönüş yapmak için Harry Potter ve Lanetli Çocuk'u mutlaka okuyun! 💪

Sevgiler! 💙


2 Temmuz 2016 Cumartesi

Stanislaw Lem - Solaris


Merhaba!

Uzun bir aradan sonra bir bilim-kurgu romanı okumanın mutluluğunu yaşıyorum!

Eğer bir değeri ve niteliği varsa fantastik edebiyat ve bilim - kurgu kitapları okumak benim için çok keyifli bir hal alıyor. Ama 1544161 kez söylediğim gibi vampirli kitaplar okumayın çocuklar.

Öncelikle söylemem gerekir ki Stanislaw Lem ile Solaris sayesinde tanıştım. İlk kez kitabını okumamın yanı sıra, yazarın adını da ilk kez Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesinde gördüm. İşte bu yüzden güvenilir kitap listelerini çok seviyorum!

Kitaba Goodreads'te 5 üzerinde 3 verdim. Ancak bu ortalama bir not olsa da bana göre hiç de fena değil. Sevdiğim kitapların hepsine 4 ya da 5 vermiyorum zaten. Bunu anlatmanın sebebine gelirsek; bazı kitapları sevsem de bir şeyleri eksik buluyorum. 

Solaris, hikayesi çok özgün ve başarılı bir kitap. Romanda, araştırma yapmak için Solaris adlı gezegene yolculuk yapan bir bilim adamının gezegende yaşadıkları kendi ağzından anlatılıyor. Gizemi çözülememiş, bir "canlı" olarak görülen okyanusun gezegene ve orada yaşayanlara etkileri bu bilim adamının ağzından çoğu zaman ruhsal çözümlemeler ile harmanlanıyor. Aslında temelde, insanın zaafları, başka dünyalara olan merakı ve pek çok psikanalitik durum yer yer üstü kapalı yer yerse oldukça açık şekilde anlatılıyor. Yani her şey buraya kadar çok iyi.

20. yüzyıl bilim kurgu edebiyatının başyapıtları arasına girmiş bu yapıtta benim kafamı karıştıran tek şey, bilimsel terimlerim fazlalığıydı. Bu durumun kitabın akışını bana göre oldukça karmaşık hale getirmesi, kitabı sevdiğim halde yine de istediğim tadı yakalamamı sağladı. Belki çok saçma ve kişisel bir yorum ancak burada kendi incelememi yaptığım için oldukça rahatım. Zira bu kitap üzerine bir inceleme yazsaydım tabii ki bu durumu es geçer ve onun gerçekten insan zihninin ve ruhunun derinlerini anlatma çabasını takdir ederdim.

O halde daha fazla yorum yapmayayım da kitap alıntıları konuşsun.

Stanislaw Lem - Solaris Kitap Alıntıları

"Bazı olaylar, gerçekten yaşanmış bazı olaylar korkunçtur tabii, ama daha da korkuncu hiç yaşanmamış, asla yaşanmamış olanlardır."

"Yalnızca İnsan'ı arıyoruz biz, başka dünyalara gereksinimimiz yok. Ayna gerek bize."

"Tek bir dünya, kendi dünyamız, yetiyor bize. Ama olduğu gibi de kabul edemiyoruz onu. Kendi dünyamızın ülküsel bir imgesi peşine koşup duruyoruz hep."

"Acılarımızın kaynağı kendimiziz."

"Güzelse eğer, anıların güzel olduğu için."

"Ölüp de gömülememek hiç mi hiç olağan dışı değil günümüzde."