charlotte bronte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
charlotte bronte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2016 Perşembe

Genç Okuyuculara Kitap Önerileri -2


Selam!

Daha önce gençlerin severek okuyacağını düşündüğüm, bana göre ilham verici ve özel kitapları topladığım bir içerik yazmıştım. Bu içeriğin devamını getirmem gerekeceğini düşünüp başlığına da "Genç Okuyuculara Kitap Önerileri -1" yazıvermiştim. Haziran sonu yazdığım bu içeriğin devamını yazmanın vakti geldi diye düşünüyorum. Umarım hoşunuza gider. 

Genç Okuyuculara Kitap Önerileri -2


Biz - Yevgeny Zamyatin


Biz, devlet kavramının aslında ne kadar tehlikeli bir şey olabileceğini, kusursuzluğun, toplum içi "aynı"lığın düzenden çok zarar getireceğini ve tabii kusursuz diye bir şey olmadığını anlamanı sağlayacak. Kitabı okuduktan sonra bazı taşların yerine oturduğunu göreceksin.

Gizli Bahçe - F. H. Burnett


Doğanın insan için ne denli önemli olduğunu, hepimizin köklerinin oraya uzandığını görmeni ve bilmeni çok isterim. Gizli Bahçe sana bu konuda epey yardımcı olacak.

Jane Eyre - Charlotte Bronte


Bu hayatta iyi bir insan olmak için önce kendine inanmalısın. Sonra ödün vermeli, kararlı olmalısın. Eğer tüm bunları yerine getirirsen gerçekten mutlu olacağının müjdesini sana Jane Eyre verecek.

Gecegezen Kızlar - Tomris Uyar


Hep dinlediğin masallar da senin gibi büyüyor, değişiyor ve zamana ayak uyduruyor bu kitapta. Tomris Uyar'ın öykülerinin ardına saklanan masalları keşfederken bu öyküleri çok mutlu ol, çok sev olur mu?

Felatun Bey ve Rakım Efendi - Ahmet Mithat Efendi


Türk edebiyatının ilk eserlerini okumak bana hep bir yolculuğa çıkıyormuşum hissi verir. Bazı ön yargıların aksine bu kitapların pek çoğu oldukça eğlenceli ve başarılıdır. Araya bir Türk klasiği sıkıştırmam gerekir diye düşünürken aklıma çok sevdiğim bu roman geldi. Bence sen de çok seveceksin.

Ermiş - Halil Cibran


Pişmek, pişmesek bile "çiğ" kalmamak için düşünmek, sorgulamak, okumak şart. Bu kitabı oku notlar al. Sonra bir daha oku ve notlar al. Düşüncelerinin ne kadar değiştiğini göreceksin. Böyle böyle kitaplarla büyüyeceksin.

Aganta Burina Burinata - Halikarnas Balıkçısı


Denize dalmak, deniz kokusu almak istiyorsan ya Sait Faik ya da Halikarnas Balıkçısı oku. Geç kalmadan bu kitabı okumayı ihmal etme olur mu?

Metin Altıok'tan Zeynep'e Mektuplar - Metin Altıok


Gerçek sevginin, ailenin önemini asla unutmaman gerek. Ayrı da olsan, farklı da olsan sevdiğinin kıymetini bilmeni en iyi şekilde anlatacak kişilerden biri de Metin Altıok. Şiirlerine aşık olduğum adam, kızına öyle güzel ve masum mektuplar yazmış ki okurken gözlerim dolu dolu olmuştu.

Üzgün Kediler Gazeli - Haydar Ergülen


Şiirden çok anladığımı iddia edemem ama araya bir de şiir kitabı sıkıştırmak istedim. Üzgün Kediler Gazeli içinde en sevdiğim şiirlerden biri olan "İç Nefes"i de taşıyor. Daha ne olsun?

Dirilen İskelet - Hüseyin Rahmi Gürpınar



Azıcık maceralı, azıcık korkunçlu, azıcık da komikli bir kitap öneriyorum son olarak da. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın zekası, ince nükteleri, batıl inançlarla inceden alay edişi benim çok hoşuma gidiyor. Umarım sen de seversin.

















19 Mart 2016 Cumartesi

Kitap Önerisi: Aşk Dolu Kitaplar

Milletçe aşka, ihtirasa çok düşkünüz. Tutkumuzdan, deliliklerimizden geçilmiyor. Hal böyle olunca en çok satanlar listesinde de Ahmet Batmanlar, Kahraman Tazeoğulları, Sarah Jiolar boy boy sıralanıyor. Sadece romantik olsun, aşk romanı olsun diye kitap okunmasına karşıyım. Ancak o kadar çok soruluyor ki en azından aşkı yapmacıksız, güzel bir dille anlatan, çok satma derdine ve otomatik yumurtlama makinesine girmemiş yazarların, aşk dolu kitaplarını sizinle paylaşmak istedim. Bu listede benim okuduğum, çok sevdiğim aşk dolu kitapları paylaşmaya çalışacağım. İnşallah en sevdiklerimi atlamam. 

1- Jane Eyre - Charlotte Bronte




Klasik Yeşilçam filmlerinden alışkın olduğumuz aşk hikayelerine çok benzeyen Jane Eyre, bir mürebbiye ve evin beyi arasında geçen aşkı konu alıyor. İşin güzel yanı Jane, aşkı için gururunu hiçbir zaman ayaklar altına almıyor ve daima kendi ayakları üstünde duruyor. İradesine hayran olduğum bir kitap karakteri varsa o da kendisi. :)

2- Aşk ve Gurur - Jane Austen



Yine başı dik, mağrur bir genç kadının aşkını konu alan kitapta gururları yüzünden kavuşmalarını sürekli erteleyen iki aşığı anlatıyor Austen. Dik başlı Elizabeth, züppe bulduğu adama aşık olunca aralarındaki sınıf farkının da etkisiyle olaylar azıcık karışıyor. Heyecanla, zevkle okumuştum ve kadın karakter ile gurur duymuştum. Bu karakter sadece bende değil dünya edebiyatında da önemli bir yere sahip. Eee, bir Jane Austen olmak kolay değil.

3- Ölümsüz Aile - Natalie Babbitt



Ölümsüz Aile aslında bir çocuk-gençlik kitabı. Ana teması da kesinlikle aşk değil. Sadece içtikleri su yüzünden ömür boyu ölümsüz olmaya mahkum kalan Tuck ailesinin haşarı oğlu Jesse ile tesadüfen karşılaşıp bir süre misafir ettikleri Winnie arasında geçen o duygusal bağ, bir bakıma küçük aşk beni çok etkiler. Hala okumayanlar varsa, şiddetle tavsiye ediyorum.

4- Genç Werther'in Acıları - Goethe



Genç bir adamın evli ve güzel bir kadına olan aşkını, mektuplar ile anlatan Genç Werther'in Acıları kitabı, acıyı ve tutkuyu güçlü bir dille anlatır. Bu platonik, umutsuz ve acı dolu aşk hikayesi, "Nerede o eski aşıklar?" dedirtecek tatta, yoğun duygularla bezelidir.

5- Hırçın Kız - William Shakespeare



İçinde "aşk" geçen bir listede Shakespeare'den bir eseri önermemem söz konusu bile değil benim için. Romeo ve Juliet de diyebilirdim ama daha oyunu okumadan modern uyarlaması 10 Things I Hate About You filmiyle kalbimde yer eden Hırçın Kız sanırım çok daha etkili bir hikaye benim için. Kitabı okurken inatçı Katherina ve Petruchio'nun bir iddia, yola getirme çabası ile başlayıp sevimli bir aşka dönen hikayelerini film kareleriyle birleştirmek çok eğlenceliydi. 


6- Madam Bovary - Gustave Flaubert



Fransa'nın sıkıcı bir köyünde yaşayan ve evli bir kadın olan Madam Bovary'nin sıkıcı ve onu hiçbir şekilde tatmin edemeyen kocasından sıkılıp farklı kişilere gönlünü vermesini konu alır. Bana göre burada kocasını aldatan kadının aşklarından, çırpınmalarından ziyade asıl aşk ve sadakat örneği azıcık budala olan kocasındadır.


7- Cyrano de Bergerac - Edmond Rostand



Edmond Rostand'ın dünyaca ünlü oyunu Cyrano de Bergerac'ı henüz okumadım. Ancak oyunundan öyle etkilendim ki yazmasam, önermesem olmazdı. Normalin dışında bir burna sahip, çirkin ama korkusuz şövalye Bergerac'ın aşkı için yaptıkları beni çok etkilemişti. Sizin de çok seveceğinizi düşünüyorum. Ben de bir an önce oyunu okusam çok iyi olur.











20 Eylül 2015 Pazar

Kitap Günlüğü - 20 Eylül '15



Bu blogu açarken amacım; okuduklarım hakkında notlar alıp fikirlerimi paylaşacağım, hem şehir içinde hem şehir dışında gezip gördüğüm yerleri ve mekanları anlatacağım, gittiğim sergi ve müzeler hakkında yorumlar yapacağım bir alan kurmaktı. Bu alanda dilediğimi yazacak, yaptıklarımı ve anılarımı biriktirecek ve belki ilgisini çekere ya da faydalanır diye insanlara sunacaktım.

Bir mesai harcamayı aklıma koymuştum. Bu bir disiplinden çok yaptıklarımı kaydetmek ve düzenlemek olacaktı. Çok fazla beceremedim. Yoğun iş tempom buna bağlı olarak biraz rutin bir hal alan özel hayatım buna izin vermedi. Şimdi her ne kadar kendime yeniden söz vermeye korksam da daha çok gayret edeceğimi ve hayatımda beni mutlu edecek şeyleri çoğaltacağıma olan inancımın arttığı konusunda kendime güveniyorum. Sanırım bu her alanda güzel anılarımın çoğalmasına ve paylaşacak çok daha fazla şeyim olacağına da inanmamı sağlıyor.



Bu uzun ve çok fazla kişiyi alakadar etmeyen, sıkıcı iç hesaplaşmamdan sonra gelelim geçen haftadan itibaren neler okuduğuma...

En son Poe'nun tüm öykülerini okuduğumu ve birazcık utanarak (neden utanıyorsam?) bu öykülerden çok da hazzetmediğimi söylemiştim. Kararımın değişeceğini düşünüyor ve umut ediyordum ama olmadı. Biz uyuşamadık Poe ile. Beni heyecanlandıracağını sandığım öyküler bana göre çok yavandı. 



Neyse ki benim ruhuma, iç sesime ve zihnime oldukça uygun bir öykü ve deneme derlemesine başladım da neşem yerine geldi. Sait Faik'in ilk baskısı yanlış hatırlamıyorsam 1977 yılında Bilgi Yayınevi tarafından yapılan "Balıkçının Ölümü - Yaşasın Edebiyat" adlı derleme kitabı yine beni hayal kırıklığına uğratmadı. Bu kez benim için özel olansa bu hikayeleri benimle aynı yaşta -23- yazmış olmasaydı. Acemilik çağının vermiş olduğu küçük aksaklıklar ve hatalar öyle doğal ve içtendi ki rahatsız olmayı bırakın daha çok sevmeme neden oldu.

SaitFaik'in öykülerini okurken bir yandan da adını sıkça duyduğum ve şiirlerini çok merak ettiğim Pablo Neruda'nın Cem Yayınevi'nden çıkmış Şiirler'ini okudum. Tuhaf bir tını, ahenk ve adını koyamadığım bir yabancılıkla karşılaştım. Sevdim ama alışamadım Neruda'ya.



Her iki kitabı da bitirdikten sonra geçenlerde sahafta karşılaşıp içindeki yazarları görünce gözlerimin parladığı "İlkgençlik Çağına Öyküler 2" adlı kitaba başladım. Selim İleri'nin düzenlediği kitapta benim çok çok sevdiğim ve çoğunu daha önceden okuduğum yazarların güzel öyküleri var. Öykülerin birçoğunu bildiğim halde zevkle okudum. Birinci cildini bulup satın almak isterim. Kim bilir belki bir başka sahafta karşılaşırım. Eğer sen de öykü seviyorsan ya da öykücüleri tanımak, yeni başladığın edebiyat serüvenine katkıda bulunmak istiyorsan böyle kitaplar hem çok işine yarayacak hem de çok hoşuna gidecektir. 

Denemeler'i ise burada anlatmak, kısaca değinmek gelmiyor içimden. Yeniden okumak, daha çok not almak istiyorum. Bir şeylerin farkına varıp karar vermek hiç kolay değil.

"İlkgençlik Çağına Öyküler 2"; yazmam, okumam ve düzenlemem gereken onlarca işin arasında benim okuma hızıma göre elimde biraz oyalandıktan sonra nihayet dün gece bitti. Ben de okunmayı bekleyen kitaplar arasından bana göz kırpan Jane Eyre'ye başladım. 

Bugün kitabı okurken düşündüm de her ne kadar çok okusak da kimi zaman en önemli kitapları atlayabiliyoruz. Jane Eyre'yi çok daha önce okumam gerekirdi. Ama öte yandan bu yaşımda ve bu bilincimle bu kitabı okuduğuma biraz sevinmiyor değilim. Bu kitapları bu yaşta özümsemek, daha iyi anlamak ve tahlil etmek daha kolay.

Ben şimdi Jane'in hoş sohbetine geri dönüyorum. 

Sevgiler!