viktor pelevin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
viktor pelevin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2016 Salı

Kitap Önerisi: Kışın Keyifle Okunacak 12 Kitap

Kitap okumanın zamanı, mevsimi olmaz. Ama o mevsimin ruhunu yansıtan, yazın sıcaklığını, kışın kasvetli ama ilham verici havasını içinde taşıyan kitaplar vardır. Buna benzer şeyleri "Sonbaharın Ruhunu Yansıtan 11 Kitap" içeriğinde de söylemiştim.

Havalar benim dahi üşüyüp titrediğim kıvama geldiğinden, hem kış mevsimini yansıtan, hem de kışın okuması daha da bir zevkli olacak kitapları sizinle paylaşmamın tam da vaktidir! Bu listeyi yaparken içinde mutlaka kış geçen, buz gibi bir havayı ya da karları betimleyen öyküleri seçmedim. Kışın kasvetli havasını bozacak ya da sizi çocukluğunuza, iç dünyanıza döndürecek ve sıcak çikolatanıza misler gibi eşlik edecek kitapları da listeye ekleyiverdim.

Size küçük bir ödev; yeni yılda bu kitaplardan en az birini, yumuşacık bir battaniye altında, elinizde sıcak bir içecekle birlikte okuyun. Bakalım benimle aynı şeyleri düşünecek ya da gerçekten keyifli saatler geçirecek misiniz? :)


1- Kara Kitap - Orhan Pamuk




2- Dünya Ağrısı - Ayfer Tunç




3- Mavi Fener - Viktor Pelevin




4- 47'liler - Füruzan




5- Adaş - Jhumpa Lahiri




6- Ku(r)şun Lezzeti - Selçuk Altun




7- Kırmızı Defter - Paul Auster




8- Masallar - J.R Tolkien




9- İle - Oruç Auroba 




10- Metin Altıok'tan Zeynep'e Mektuplar - Metin Altıok




11- Hakkari'de Bir Mevsim - Ferit Edgü



12- Dirilen İskelet - Hüseyin Rahmi Gürpınar







19 Aralık 2015 Cumartesi

Viktor Pelevin - Mavi Fener



Geçen hafta Kadıköy Kafkas Pasajı'ndaki mezattan tamamen tesadüf eseri satın aldığım Viktor Pelevin'in Mavi Fener'i uzun zamandır okuduğum öykü kitapları arasında en iyilerden biri olmayı başardı.

Bu zamana kadar adını duymamakla çok şey kaybettiğimi düşündüğüm Rus yazar, zaten yazma konusunda öyle başarılı ki eleştirmenler kendisini Gogol, Nabokov ve Bulgakov ile kıyaslayacak kadar değerli bulmuşlar. Böyle bir kıyaslamaya girmekte ne kadar haklılar bilmiyorum ama Pelevin'in kendine özgü, yarı fantastik yarı da oldukça gerçekçi tarzda yazdığı öyküler beni çok etkiledi.

"Bir suçlu aramak anlamsız. Her idam kendi celladını bulur ve her birimiz bir cinayet yığının suç ortağıyız."

Mavi Fener'de okuduğum öykülerde; hayata ölümü bekleyen tavukların gözünden baktım, sıradan bir insanın rüyalarının içine girdim, bir hayvana aşkla bağlanmanın, bambaşka bir hayata sahipken kendini çok farklı bir konumda ve cinsiyette bulmanın nasıl bir şey olacağı konusunda azıcık da olsa fikir sahibi oldum. Uzun süre sonra farklı bakış açılarının aslında ne kadar çok şey değiştirdiğinin farkına vardım.

"Her günde, onu geçmişe ve geleceğe bağlayan bir an vardır. Ne hüzünlü bir yerdir bu dünya..."

Sakin başlayan, ucunun nereye gideceği belli olmayan ve sonunda çok sert, çok başka bir şekilde biten öyküler, bir şeyi yüzlerce farklı şekilde anlatabileceğimi yeniden görmemi sağladı. Öyle ki yer yer sağ gösterip sol vurmalarından afalladım. Her bir öyküye "Bu sefer hiç şaşırmayacağım. Bu öyküyü baştan çözeceğim." hevesiyle başladım. Kimi zaman başardım, kimi zaman yine şaşırdım. Birkaç öyküyü öyle sevdim ki, burada uzun uzun anlatmak istedim. Ama okuyacaklar için çok fazla tüyo vermemek, sürprizleri yok etmek istemiyorum.

"Eğer gerçekten seviyorsan, sevgi hissettiğinde sunduğun şeyin ne olduğunu düşünerek bulabilirsin senin için en iyi olan şeyi. Sana el sallayan kişiyi düşünürken ne hissettin?"
"Üzüntü."
"Bu demek oluyor ki, sendeki en iyi şey üzüntü ve sevdiğin şeyleri böyle karşılayacaksın."

Mavi Fener'deki öyküleri üç kelime ile tanımlamam gerekse; yalın, özgün ve anlamlı kelimelerini seçerdim. Ama dayanamaz; olağanüstü, hayalperest ve gerçek kelimelerini de eklerdim.