Başak Çok Sevdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başak Çok Sevdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2015 Cuma

Sanki Şiir Gibi: Sylvia Plath Çizimleri


Şiirleri, ilk ve son romanı "Sırça Fanus'u (The Bell Jar), hayatı ve ölümüyle Sylvia Plath kimilerine göre bir idol, kimilerine göre ise güçsüz ve aciz bir kadın. Bana göreyse yaşamış, yazmış ve yolunu çizmiş, sağlam bir kadın. İntiharının ardında yatan bunalımı, yok olma ve yok etme isteğini anlıyorum sanırım.

Şairin -ve tabii yazarın- geçtiğimiz kasım ve aralık ayları boyunca Londra Mayor Gallery'de sergilenen çizimleri, bana kalırsa tıpkı şiirleri ve yazdıkları gibi Plath'in kişiliğinden ve tarzından izler taşıyor. Siz ne dersiniz?

Not: Çizimlerin arasına Sylvia'nın güzel şiirlerinden bölümler sakladım. Okumayı ihmal etmeyin.

Sylvia Plath Çizimleri





Sylvia Plath Şiirleri'nden Aşk Mektubu

Ağaç ve taş ışıldadı, gölgesiz.
Parmak uzunluğum cam misali şeffaflaştı.
Mart sürgünü gibi tomurcuklanmaya başladım.
Bir kol ve bir bacak, ve kol, bir bacak.
Taştan buluta, derken yükseldim.
Şimdi andırırım bir çeşit tanrıyı
Yüzerek havanın arasından ruh-vardiyamda
Bir buz tabla misali temiz. Bir armağandır bu.






Bu yıl, zaten, büyük bir hediye istemem. 
Ne de olsa sadece kaza eseri hayattayım. 






Toplanır küçük kuşlar, toplanır

Zor bir doğuma getirdikleri armağanlarıyla.



11 Haziran 2015 Perşembe

Ne Güzel Sürpriz: 98 Yıllık Kara Tahtalar


Oklahoma'daki bir lisede 98 yıl önce kullanılan kara tahtalar gün yüzüne çıkmış. Hem de üzerlerinde 1917'den kalma ders notları ve çizimlerle!

Hikayeyi baştan alacak olursak; Oklahoma'daki Emersan Lisesi yetkilileri, kara tahtalardan sıkılıp daha kullanışlı beyaz tahtalara geçmeye karar veriyor. Hal böyle olunca yeni tahtaların asılması için kara tahtalar yerlerinden sökülüyor. Tahtalar kalkınca altından 1917 yılından kalma eski kara tahtalar çıkıyor. İşin ilginç yanı bu tahtalar ders notları ve çizimlerle dolu!




Tıpkı günümüzdeki gibi o zamanlar eskiyen tahtalarını değiştirmek isteyen okul yetkilileri, tahtaları sökmekle hatta üzerindekileri silmekle uğraşmamakla böyle güzel bir sürpriz yaratacaklarını acaba tahmin edebilirler miydi?





İçimden bir ses bu bilinçli olarak yapılmış, çok ama çok ince ve güzel düşünülmüş bir hareket diyor. Umarım hayal ettiğim gibidir.

Kaynak: http://www.washingtonpost.com/news/morning-mix/wp/2015/06/06/eerie-chalkboard-drawings-frozen-in-time-for-100-years-discovered-in-oklahoma-school/?tid=pm_pop_b

31 Mayıs 2015 Pazar

Song of the Sea (2014)




Uzun zamandır bu kadar başarılı bir animasyon izlememiştim. Çizgiler, renkler ve hikaye öyle naif, öyle yumuşak ki Song of the Sea'yi izlerken bir büyüye kapılıp gitmemek elde değil. 

Her bir duygunun aslında ne denli önemli olduğunu, acının da sevincin de insanı yaşatan ve ayakta tutan etkenler olduğunu anlatan film, bana göre biraz da herkesin kendi hikayesini yazabileceğini de gösteriyor.

İlham veren, amaçladığından farklı ama bir o kadar da mühim meselelere düşünmeyi sevk eden bu tip yapımlar benim favorilerim arasına hızla giriveriyor.

Song of the Sea konusu itibariyle de oldukça özgün... Filmde "Ben and Saoirse isimli iki kardeşin sihirli ve iyi varlıkların eski güçlerini yeniden kazanmaları için kötü bir cadıyla olan mücadelesi anlatılıyor. Anneler öldükten sonra babalarıyla yaşayıp bir süre sonra babaanneleriyle yanına taşınmak zorunda kalan iki kardeşten Saoirse'nin deniz perisi olduğunu öğrenen Ben, sihirli varlıkların onun şarkısıyla serbest kalacağını anlayınca kardeşiyle macera dolu bir serüvene giriyor. 

Temelde anne odaklı bir masal olan Song of the Sea konusu ve müzikleriyle sizi bambaşka bir aleme götürebilir. 

Tomm Moore'un muazzam illüstrasyonlarını gördükten sonra Song of the Sea'yi izlemek isteyeceğinize eminim. O yüzden sizi filmi izlerken en sevdiğim sahneleri oluşturan harika çizgilerle baş başa bırakıyorum.

























Görseller yeterli gelmediyse Song of the Sea fragmanını da aşağıya bırakıyorum.


Şimdiden keyifli seyirler!