alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2017 Perşembe

Favori Kitap Alıntıları - Ocak 2017


Selam! 👋

Daha önce kitap incelemesi içeriklerinde yer verdiğim ya da tek bir içerikle, kitaba özel olarak paylaştığım kitap alıntılarını her ay sonunda, en sevdiklerim arasından seçim yaparak, topluca paylaşmaya karar verdim. 

Böylece her ay okuduğum kitaplarda işaretlediğim, çok sevdiğim kitap alıntılarını görebileceksiniz. 😊

Bakalım bu ay hangi kitaplardaki, hangi cümlelere sıkıca sarılmışım?

"Neden kötüler dünyada bu kadar güçlü oluyor da, iyiler hep kaybediyor?"
Michael Ende - Dilek Şurubu
  
"Cennet'in de, Cehennem'in de kendisinden yüz çevirmesini zerre kadar umursamadı."
Gore Vidal - Kent ve Tuz

"Belki de,” dedim, “emzikten kesildikten sonra alıştı dünya kendi tırnaklarını yemeye."
Can Yücel - Zurnada Peşrev (Sevgi Duvarı)

"Kuzu gibi olun diyorlar
Büyüyüp ortaya çıkınca
Koyun gibi gütmek için sizi."

Can Yücel - Beşik Dürtmesi (Sevgi Duvarı)

"Tarih, tıpkı yeni ayakkabılarıyla bir su birikintisinden öbürüne sıçrayan bir çocuk gibi, bir katliamdan öbürüne atlamıştır."
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens - Yuval Noah Harari

"Ordular, polis kuvvetleri, mahkemeler ve hapishaneler kesintisiz olarak insanların hayali düzene uygun olarak davranmasını sağlamak için çalışırlar."
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens - Yuval Noah Harari

"İşittikleriniz ve duyduklarınız, nerede durduğunuza bağlı olduğu kadar, nasıl bir insan olduğunuza da bağlıdır."
C. S. Lewis - Narnia Günlükleri / Büyücünün Yeğeni

Bir sonraki içeriğimde Parfümün Dansı kitabından bahsedeceğim.

Sevgiler! 💙

 ............................................................................................................................

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

24 Haziran 2016 Cuma

Stendhal - Kızıl ile Kara (Kırmızı ve Siyah)


Merhaba!

Uzun zamandır okumak istediğim ancak yeni fırsat bulup da okuyabildiğim bir kitap ile karşınızdayım! 

Okuyacağım kitapları, Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 kitap listesi üzerinden seçmeye başladığım, üstüne üstlük elimde olmasa bile e-kitap ile idare edebildiğim (edebildiğim diyorum zira bir zamanlar e-kitaba epey karşıydım) bir dönemdeyim. Bir listeden ilerlemem ve aradığım her kitaba kolayca ulaşmam okuma hızımı; çalışmadığım, öğrenci olduğum serbest dönemlerimdeki haline geri döndürdü. Bir de böyle akıcı, yalın ve merak uyandırıcı güzel kitaplar okuyunca şevkim daha da arttı.

Kızıl ve Kara'yı (Kızıl ve Kara mı yoksa Kırmızı ve Siyah mı demeliyim bilmiyorum ama okuduğum çeviride ismi Kızıl ve Kara olduğu için bu isimle devam edeceğim.) ne zaman görsem; "Çok ciddi ve sıkıcı ama bir o kadar da mühim bir kitap herhalde." diye düşünürdüm. Üzerine yazılmış bir yorum ya da eleştiri de okumamıştım. Ancak kitaba başlar başlamaz, hatta önsözde yazılanları okur okumaz anladım ki yanılmışım. 

Keresteci, fakir bir babanın oğlu olan Julien'in bir papazdan aldığı dersler sonucu geliştirdiği yetenekleri sayesinde (siz bolca şans da ekleyin üzerine) zengin, soylu ve yüksek sosyeteden insanların hayatına girişini anlatan kitapta; para ve iktidar hırsından romantizme, dönemin Fransası'ndaki din işlerinden devrim ve liberalizm düşüncelerine kadar pek çok konu ele alınıyor. Ancak bu konular öyle akıcı ve yalın bir şekilde anlatılıyor ki ne sıkılıyor ne de anlamakta zorluk çekiyorsunuz. (Yani önemli ama kesinlikle sıkıcı olmayan bir kitap) Zaten Stendhal gerçeği en yalın, abartısız ve saf haliyle anlatmayı ilke edinmiş bir yazar. Bu da benim gibi açık ve anlaşılır şeyler okumayı sevenlerin çok hoşuna gidecektir.

Peki, kitabın hiç mi kötü yanı yoktu? Bana kalırsa bazı bölümler biraz daha kısa olabilirdi. Bir de son 250 sayfaya geldiğimde olayların ne olacağını kestiremeyip biraz bunaldım, bitsin istedim. Ama son 100 sayfada biraz daha hareketlilik gelince tekrar merakla okumaya devam ettim. Bazı bölümleri olmasaydı ben daha şevkle ve severek okurdum kitabın tamamını. (Stendhal'in kemikleri sızlıyordu.)

Bir de beni biraz şaşırtan bir durum var ki söylemeden edemeyeceğim. Kitap bittiğinde tüm karakterlerin analizini yapıp nasıl kişiler olduğunu anlatabilecekken Julien için ne düşündüğümü bir türlü kestiremedim. Belki de yazarın da amacı bu ne iyi ne kötü aslında hepimiz gibi zaafları ve hataları olan bir karakter yaratmaktı. Bu nedenle de Julien o sınırları keskin bir şekilde çizilmiş ve yazarın biraz da hor gördüğü, klasik, yapay roman karakterleri arasından sıyrılıyordu.

Unutmadan söylemekte fayda var. "Neden Kızıl ve Kara?" diye merak edenler için açıklayayım: Julien bir Napolyan hayranı. Bir yandan onun gibi bir asker olmak istiyor ancak bir yandan da yetiştirildiği dini okullar ve yüksek bir gelir elde etme umuduyla din görevlisi olmak için çabalıyor. Tüm serüven aslında bu emellerin ve ikilemlerin etrafında döndüğü için de kitap ismini askerliği simgeleyen kızıl ve rahipliği, din görevlilerini simgeleyen siyahtan alıyor. 

Kişinin hayatında; yetenekleri, hataları, karşısına çıkan insanlar, şans ve tesadüfler nasıl bir rol oynayabilir en açık halde görmek için Kızıl ve Kara'yı okuyabilirsiniz. 

Şimdi sizi kitapta benim en çok sevdiğim cümleler ile baş başa bırakıyorum. 

Keyifli okumalar. :)

Stendhal - Kızıl ile Kara (Kırmızı ve Siyah) Kitap Alıntıları

"Kalbe dokunmasını biliyorlar, ama kırarak."

"Mutluluk aramak, herkesin içinde kendiliğinden bulunan bir duygu değil midir?"

"Bir adamın değeri olduğunu mu sanıyorsunuz? Onun her istediğine engel olmaya, her giriştiği işte zorluk çıkarmaya bakın. Onun gerçekten değeri varsa engelleri de, zorlukları da alt etmeyi bilir."

"Bu görgü, nezaket denen şey, insana kabaca davranışların verebileceği öfkenin uyuşmasından başka bir şey değil."

"Söz, insana düşündüğünü saklayabilsin diye eriştirilmiştir."

"Gerçek, ağırbaşlıdır."

"Bir yol, iki yanındaki çitlerde diken var diye hemen güzelliğini yitirir mi?"

"Her zaman ayrıcalıklarını arttırmak isteyen bir kral bulunur."

"Her gerçek tutku, yalnız kendini düşünür."


16 Haziran 2016 Perşembe

Andre Gide - Kalpazanlar



Her ne kadar zamansızlık yüzünden azıcık geç bitirsem de sanılmasın ki ben bu kitabı sevmedim! Kalpazanlar, birden fazla karakterin hikayesini konu alan kalabalık kurgusu, bol mesajlı, bol alt metinli hikayesiyle kendini çok sevdirdi.

Fransız yazar Andre Gide, kitapta eşcinsel duygulardan yalnızlığa, kötülükten ince düşüncelere kadar pek çok konuya değinmiş. Okurken öyle çok alıntıyı işaretledim ki hepsini aşağıda paylaşamasam da en sevdiklerimi bırakıp kaçıyorum.

Andre Gide - Kalpazanlar Kitap Alıntıları

"İnsan ancak bu kadar beceriksiz olur içindeki anlatmakta. Ama belki de duyguları içten olunca beceriksizleşiyor."

"Bunu sen yapamazsan kim yapacak? Hemen yapmazsan ne zaman yapılacak?"

"Hayatın güç yanı, aynı şeyi uzun zaman, sürekli olarak ciddiye almak."

"Yürek, işe karıştı mı beyni uyuşturuveriyor, felce uğratıyor."

"Eşlerde, birinin en küçük bir yaratılış çıkıntısının ötekinde ne katlanılmaz bir kızgınlığa yol açtığını sık sık fark ettim. Çünkü, 'ortak hayat' bu çıkıntıyı hep aynı noktaya sürter, sürtünme karşılıklı olunca da evlilik hayatı bir cehennem olup çıkar."

"Hiçbir şey, herkes için doğru değildir, doğru olduğuna inanana göre doğrudur."





10 Haziran 2016 Cuma

Vladimir Nabokov - Pnin



Yeni ve farklı karakterler ile tanıştığım kitapları çok seviyorum! Pnin de benim için o kitaplar arasındaki yerini aldı. 

20. yüzyılın en başarılı yazarlarından Nabokov'un daha önce Rua Dam Vale isimli romanını okumuş, çok sevmiştim. Pnin, ikinci Nabokov kitabım oldu. Okuduğum pek çok yorumda "Gülmem gerekiyormuş ama gülmedim." , "Eğlenceli değil aksine sıkıcı bir kitap." gibi pek çok yorum okudum. İşin özü ben de kitabın başında çok umutlu değildim. Biraz hayal kırıklığı yaşamıştım. Hatta, Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 kitap arasına nasıl girmiş diye de düşündüm. Ama sonra, Pnin'in özgün karakterini, farklı ve çözülmesi zor yapısını okudukça merakım arttı. Özellikle anlatıcı için "Kim yahu bu?" deyip durdum. 

Karikatür sayfalarındaki konuşma balonlarını atom bombası sanan, Amerikan popülerliğinden ve espri anlayışından hoşlanmayan, sırf daha az iş yapıyor diye bundan haz alıp, her gün kötü bir restoranda yemek yiyen Pnin'i çok sevdim! 

Not: Duyduğuma göre Rus asıllı Amerikalı Nabokov'un kendi kişiliğinden de küçük izler varmış Pnin'de. Zaten karakter, Rusya'dan göçmüş ve Amerika'da Rusça öğretmenliği yapıyor. 

Vladimir Nabokov - Pnin Kitap Alıntıları

"Dünyada insanların gerçekten sahip oldukları tek şey hüzün değil mi?"

"Deha, uyumsuzluktur."

"İnsanlık tarihi, acının tarihidir!"

"Pnin, diktatör bir tanrıya inanmazdı. Belli belirsiz, hortlakların demokrasisine inanırdı. Belki de ölülerin ruhları kurullar oluşturuyor, bunlar da oturumlarına hiç ara vermeksizin dirilerin yazgılarıyla ilgileniyordu."

"İnsanoğlu, çevresindekilerden uzak olduğu sürece hayatını sürdürür."

"Bir insanın şanssızlığının bir köpeğin mutluluğunu engellemesi için hiçbir neden yoktu."



9 Haziran 2016 Perşembe

Yevgeni Zamyatin - Biz


Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 kitap listesinde yer alan kitapları okumaya başladığımı söylemiştim. Biz de o listede yer alan ve pek çok yazara ilham vermiş bir bilim kurgu, anti-ütopya romanı. "Biz" olma yolunda, kişinin kendi benliğini, doğayla ve duygular ile olan ilişkisini nasıl yok edebileceğini gözler önüne seriyor. 

İsmi olmayan, sadece rakamlar ile tanımlanan, hayatları ve yapacakları sıkıcı ve sağlıksız bir matematiğe oturtulmuş insanları konu alan romanda, özgürlüğün ne kadar değerli ve özel olduğu bu ortamın kuralcı yapısı ile başarılı bir şekilde anlatılıyor. 

George Orwell'in 1984'ü gibi kötü ve karanlık bir distopyayı anlatan kitap hakkında biraz daha fikir edinmek için işaretlediğim kitap alıntıları nelermiş bir göz atabilirsiniz. :)

Yevgeni Zamyatin - Biz Kitap Alıntıları


"Seni korkutuyor çünkü senden güçlü. Nefret ediyorsun çünkü korkuyorsun. Seviyorsun çünkü iplerini eline alamıyorsun. İnsan sadece köle edemediğini sever."

"Alçakgönüllülük erdem, gurursa kusurdur. Biz Tanrı'dan, Ben Şeytan'dan gelir."

"Herkes içinde yalnız kalbiyle birlikte söküldüğünde dinecek büyüklükte bir acı mı taşır?"

"Gülerek, cinayet bile öldürülebiliyordu."