çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Çeviri Sorunsalı: Dünya Klasikleri Hangi Yayınevinden Okunmalı?


Selam!

Bana en sık gelen sorulardan biri, başlıktan da anlayacağınız üzere; "Dünya Klasikleri Hangi Yayınevinden Okunmalı?" Öncelikle bunun tek bir yanıtı olmadığını söylemeliyim. "Dünya klasiklerinde en iyi yayınevi" diye bir şey de yok.

Ama sapla samanı ayırmanız için size kendi tecrübelerime dayanarak naçizane küçük bilgiler vereceğim. Hatam olursa şimdiden affola!

İyiyi ve Kötüyü Ayırın

Pratik olması açısında bir örnek ile açıklayacağım.

Dostoyevski'nin Suç ve Cezası'nı almak istiyorum. Ancak kitap; İletişim, Can, İş Bankası gibi bilindik ve kaliteli yayınevlerinden tutun İskele, Antik Kitap, Sis Yayınevleri gibi ucuz, çok da itibar edilmeyen pek çok yayınevinden basılmış. Kararsız kalmamak işten bile değil. Ancak doğru bir eleme ile iyi çevrilmiş, uygun fiyatlı bir baskı satın almak çok zor değil.

Öncelikle yayınevinizi belirleyin. Bunlar içinde bana kalırsa yüzüne bakılmayacak yayınevleri var.

İlk aklıma gelenler hemen sıralamam gerekirse:

-Bordo-Siyah
-Antik Kitap
-Sonsuz Kitap
-İskele Yayıncılık

Bunun dışında bir kitap normalde 500 sayfaysa ve size 200 sayfa sunuluyorsa ya da ortalama 20 liraysa ve 5 liraya satılıyorsa zaten o yayınevinden uzak durun. Kaçın hatta.

Çeviri Konusunda Güvendiğim Yayınevleri

Kötüyü elemek kolay. Gelelim en zorlu kısma. Klasikler; güvenilir, kaliteli ve başarılı pek çok yayınevi tarafından basılıyor. Bu nedenle de ayrım yapmak zorlaşıyor. Ben bu aşamada elememi sırasıyla aşağıdaki noktalara göre yapıyorum:

- Çevirmen,

-Kitap fiyatı,

-Çevrildiği dil(Kitap Rusçaysa ve doğrudan Rusça'dan çevrilmişse bu büyük bir artı bana kalırsa),

-Baskı - kapak kalitesi, cilt seçenekleri.

Önce çevirmeni ve daha önce çevirdiği kitaplara bakıyorum. Ama bir süre sonra öyle bir durum oluyor ki zaten favori çevirmenleriniz oluyor. Örneğin; Nihal Yeğinobalı, Sevin Okyay, Tomris Uyar, Avi Pardo gibi isimlerin çevirdiği kitapları gözüm kapalı alıyorum.

Çevirmen konusunda kararsız kalırsanız, eş değerde çeviriler olduğunu düşünüyorsanız kitabın fiyatı kararınızı etkileyebilir. Bu çok doğal ve çok da doğru bir eleme yöntemi. Kimi zaman çevirinin ana dilden yapılmış olması ya da kitabın baskı kalitesi, ciltli olması da karar verme aşamasında işinizi kolaylaştıracaktır.

Tüm bu isteklerimi karşılayan yayınevleri ise yine sırasıyla şöyle:

-İş Bankası Kültür Yayınları

-İletim Yayınevi

-Can Yayınları

Ben genelde dünya klasiklerini bu üç yayınevinden alıyorum Uygun fiyatları, sorunsuz çevirileri, kitaplıkta gerçekten klasik kitapların olduğunu gösteren bir örnek tasarımı ve ciltli satın alma seçeneğiyle İş Bankası Kültür Yayınları'nın Hasan Ali Yücel Klasikleri ise favorim. Üstelik bu seride pek çok yayınevinde olmayan kitaplar da mevcut. Roman, öykü, oyun, deneme ve felsefe türlerinde pek çok kitabı Hasan Ali Yücel Klasikleri arasında bulabilirsiniz.

"Dünya Klasikleri Hangi Yayınevinden Okunmalı?" sorusuna karşılık olarak söyleyebileceklerim sanırım bu kadar. Sizin aklınıza takılan ya da satın alırken ikileme düşmenize neden olan durumlar varsa yorum olarak yazabilirsiniz.

Elimden geldiğince yanıtlamaya çalışırım. :)

Keyifli okumalar!


25 Ekim 2015 Pazar

Yabancı Kitapları Güvenilir Yayınevleri ve Çevirmenlerden Okumak İçin 5 Sebep

Yabancı yazarların kitaplarını satın alırken -özellikle de klasikleri- en çok dikkat ettiğim şeylerden biri de çevirmeni ve yayınevidir. İyi yayınevi ve çeviri çoğunlukla kendini fiyatından ele verse de kimi zaman durum çok farklı olabilir. Bu nedenle yayınevinin yanı sıra çevirmeni de iyice araştırmak gerekir. Eğer böyle yapmazsanız aşağıdaki trajikomik olaylarla karşılaşabilirsiniz. Benden söylemesi.

1- Laz şivesiyle konuşan İngiliz köylüsü.


Hangi kitaptı hatırlamıyorum ama bir sahafın tavsiyesiyle, pek de içime sinmeyerek aldığım bir yayınevinin çevirdiği romanda İngiliz köylüsünün şivesi ayrılsın diye bariz bir Laz şivesiyle konuşuyordu. "Adam nasıl çevirsin o şiveyi, aksanı?" demeyin. Sevin Okyay bu işi pek güzel kotarır mesela.

2- Nasıl meydana geldiğini çözemediğiniz olaylar, olaylar.



Kötü çeviri kitaplarda dikkat çeken bariz aksaklıklardan birisi de dağınık ve karmaşık akıştır. Cümleler art arda geldiğinde bir olayı meydana getirir ama o olayın etkisi yoktur sanki, yavandır.

3- İlerlemeyen, gitmeyen, bitmeyen sayfalar.


Tolstoy için dahi "O adamın kitapları çok sıkıcı." diyen ve ağızlarına terlikle vurmak istediğim kişilerin hepsi kötü çeviri okuyup böyle ahkam kesiyor. Kötü çevrilen kitap yazarın maharetini gösteremediği için tabii ki sıkıcı ve kötü oluyor.

4- Dünyaca ünlü yazarları nasıl bilirsiniz?

Ünlü yazarların dilini ve tarzını en iyi şekilde anlamak için en doğru yol onu kendi dilinde okumaktır elbette. Böyle bir şansı olmayan biz zavallılar içinse en iyi yol kendimizi güvenilir bir çevirmenin kollarına bırakmaktır. O, kitabı öyle iyi çevirir ki biz sanki kendi dilinden okuyormuşcasına yazarı benimser, bir başka kitabında onun izlerini ve tavrını hemen tanıyacak hale geliriz.

5- Zamanın kıymetini bil.



Her şey bir yana kötü çeviri, okurun boşa kürek çekmesidir. Bir tat almaz, doğru bilgiye ve tada ulaşamaz. Hatta sonra aynı kitabı daha iyi anlamak ve görmek için iyi bir çeviriden yeniden okumak zorunda kalır.

Belki ilgini çeker: