11 Ekim 2017 Çarşamba

Karadeniz Turu 3. Gün: Gürcistan - Batum

Rehberimizin anlattığına göre Gürcüler dillerine çok bağlılarmış. Bu durumu halen kendi alfabelerini kullanmalarından ve  alfabelerindeki harflerin bulunduğu bu anıttan da anlayabilirmişiz. 

Selam! 👋

Karadeniz turunun üçüncü günü sakin başlayıp olaylı biten günübirlik Batum turu ile geçti. Eğer ki Karadeniz turuna katılırken özellikle Batum gezisi olan seçeneklere bakıyorsanız önce bir araştırma yapın ve bu içeriği okuyun bence. 😔

Turun üçüncü günü Batum'a gitmek için sabahın 6'sında Trabzon'da bulunan otelimizden yola çıktık. Maksadımız; erkenden, kimseler yokken, sıra beklemeden sınırı geçmekti. Ki çok şükür öyle oldu. Çok erken saatte gittiğimiz için sıra beklemeden kimliklerimizi göstererek sınırdan geçtik. Evet, sadece kimliklerinizle Gürcistan'a geçebiliyorsunuz. Yalnız burada önemli bir nokta var: Kimliğinizin hiçbir şekilde yıpranmamış olması, 5 seneden eski olmaması gerek. Aksi halde geri dönmek zorunda kalabilirsiniz. Rehberimiz bize pek çok olasılıktan bahsetti ancak tümünü burada anlatırsam epey uzayabilir içerik. Sadece Gürcü memurların azıcık zorlayıcı olabileceğini hesaba katarak yola çıkabilirsiniz. Bir ağrı kesiciye uyuşturucu muamelesi yapan memurlardan bahsediyoruz. 👮

Bu arada Batum'a girişi kolaylaştırmak için erken saatlerde giriş yapmak işe yarasa da dönüşte Türkiye'ye giriş yapmak için müşlteci muamelesi göreceğinizi unutmayın. Asabi ve kuralları pek umursamayan Gürcülerle vezneye kadar aynı sırada, omuz omuza, ter kan içinde sıra beklemek benim için sanki bir sınavdı. Gitmeden önce bunu da göze almak gerek.

Son olarak bir not daha eklemek istiyorum. Batum gezilecek yerler açısından bana göre çok zengin ve ilgi çekici değildi. Daha doğrusu şehirde pek çok şeyin (ç)alıntı olması benim takdir edebileceğim bir durum değil. Bu nedenle tüm detaylarıyla fotoğraflamaya ve gezmeye çok uğraşmadığımı söylemek isteyeceğim. Zaten tur kapsamında da şehrin merkez bölgelerinde vakit geçirdik. Botanik parkına vs. gitme şansımız olmadı.

Öyle ya da böyle yine de gittiğimiz yerler listesine bir şehir daha eklemiş olduk. 🙈

Bakalım nereleri gezmişiz?

Orta Camii 


Orta Camii, Batum'da ayakta kalmayı başarmış tek cami. Aslında iki cami arasında kalan bir yapıymış ancak zamanla yıkılan iki cami sonrası tek başına kalmış ama adı da bu şekilde söylenmeye devam etmiş. 1880 yılında diğer iki cami ile birlikte inşa edilen cami, Sovyetler zamanında kapatılmış. Ancak günümüzde hizmet vermeye devam ediyor. 

St. Nicholas Kilisesi


Hala ibadete açık Batum kiliseleri arasında yer alan St. Nicholas Kilisesi, (içeriye girdik ama dua eden insanların yanında fotoğraf çekmek istemedim. Bu nedenle sadece dıştan çekilmiş bir fotoğrafını ekliyorum.) Osmanlı zamanında Rumlar tarafından padişaha hediye olarak yaptırılmış. Padişah bu jesti kırmamış ancak çanlarının da çalmamasını şart koşmuş. O çan topraklar Osmanlı'nın elinden çıktığı gün çalmaya başlamış ve hala çalmaya devam ediyor.

Bu arada bu kiliseyi gördükçe kapıda yaşlı teyzeler ile birlikte gelenlerden para isteyen küçük kızı hatırlıyorum. Tuhaf karşılamasın diye fotoğrafını çekemedim. Ama nedense beni çok etkilemişti. Oracıkta onunla ilgili küçük bir öykü yazıvermek istemiştim. 😊

Piazza Meydanı





Gelelim Batum'da ziyaret ettiğimiz ilk taklit mekana. 😖

St. Nicholas Kilisesi'nin hemen karşısında dört tarafı tıpkı İtalya'daki ünlü meydanlara benzer Piazza Meydanı yer alıyor. Avrupai tarzda binalarla çevrili bu meydanda şehrin en lüks kafe ve restoranları bulunuyor. (Ancak lüks deyince gözünüz korkmasın. İstanbul'da sıradan bir kafede ödeyeceğiniz hesaba çok yakın bir meblağ ödeyerek bu mekanlarda bir şeyler yeyip içebilirsiniz.) 

Meydan çok büyük değil ama şehrin en popüler noktalarından biri. Anlatılanlara göre burada canlı performans gösterileri ve çeşitli etkinlikler yapılıyormuş. Gün ortasından gecenin ilerleyen saatlerine kadar burası epey hareketliymiş.



Avrupa Meydanı


Batum'da en sevdiğimiz yer Avrupa Meydanı oldu. Meydana girerken solda bizi karşılayan belediye binası ve devamındaki diğer tarihi binaların güzelliği meydan ile çok güzel bütünleşiyordu.

Memed Abashidzade Bulvarı'nda yer alan Eski Banka Binası UNESCO tarafından koruma altına alınmış.

Avrupa Meydanı'nda yer alan ünlü altın postlu Medea heykeli. 
Tiyatro Meydanı


Tam ortasında Yunan mitolojisinde deniz tanrısı olarak bilinen Poseidon'un büyük bir heykelinin yer aldığı tiyatro meydanı şehirde en sevdiğim yerlerden biri oldu. Bunun nedenlerinden biri de fotoğraflarda göreceğiniz gibi Sovyet döneminden kalma evleriyle birlikte yeni modern bina ve heykellerin aynı kare, aynı bakış açısında yer alması ve hoş bir tezat yaratması.



Gelecek içerikte turun bana göre en güzel gününü, Rize'de yaptıklarımızı anlatacağım.

Bu arada turun ilk iki gününde neler yaptığımızı merak ediyorsanız aşağıdaki içeriklere göz atabilirsiniz.



Sevgiler!

Beni aşağıdaki adreslerden de takip edebilirsiniz! 👇

Tumblr 📌

İnstagram 📷

Goodreads 📚

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yaza yaza azalmaz ki sendeki özgür ruh!