18 Mayıs 2015 Pazartesi

Ben Bir Ceviz Ağacıyım Gülhane Parkı'nda!


(Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda!
Mutluluğun doğayla epey ilgisi var, lütfen kabul edelim.)

Benim için bahar demek, yaz demek çimlere uzanıp kitap okumak, piknik yapmak demek. Hal böyle olunca havaların güzelleşmesini fırsat bilip soluğu Gülhane'de aldık. 

Belgrad, Moda, Emirgan ya da çimeni bol herhangi bir yer yerine Gülhane'yi seçme amacımız tabii ki kitap alışverişiydi. Beyazıt kitap alışverişi için bir cennet sayılmasa da -ilk basımlar, el yazmaları, okul kitapları vb. kitaplar dışında çoğu sahaf korsan ya da popüler, bestseller kitap satıyor- birkaç sahaf hala ikinci el, okunabilir, temiz ve gerçekten uygun fiyatlı kitap satıyor. Öyle ki bizim düzenli olarak alışveriş yaptığımız sahafa her gidişimizde ortaya böyle şahane bir manzara çıkıyor.




Bize de bu güzel havada ev yapımı yiyeceklerimiz, abur cuburlarımız ve kitaplarımızla huzur dolu bir günün tadını çıkarmak kalıyor. 



Dileyenler bizim yaptığımız gibi çıkmadan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'ne uğrayabilir. Pek umutlu olarak girmediğim müzeden beklentimin üstünde bir beğeniyle ayrıldım. Bunca yıl yanında yöresinde neredeyse gitmediğim müze ve tarihi yapı kalmayan Gülhane'de bu müzeyi de görmedim demeyeceğim en azından. 
Darısı bir gün açık olarak rastlarsam koşa koşa gireceğim Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphanesi'nin başına.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yaza yaza azalmaz ki sendeki özgür ruh!